+A A-

İmmünoterapi

Medicana Kadıköy Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Andaç Argon, insanın kendi bağışıklık sistemini ve savunma mekanizmalarını kullanarak kanserle savaşma yöntemi olan immünoterapi hakkında detaylı bilgi verdi.


Kanser tedavisinde son yıllarda baş döndürücü devrimsel gelişmeler yaşanmaktadır.Özellikle immünoloji, moleküler biyoloji ve genetik alanınada sağlanan ilerlemelerle kanser tedavisinde hayal dahi edilemeyecek sonuçlar minimal yan etkilerle sağlanabilmektedir. Aslında teorik temelleri çok eskiye dayanan;ilk pratik uygulamaları 19.yüz yıla uzanan immünoterapi  insanın kendi bağışıklık sistemini ve  savunma mekanizmalarını kullanarak kanserle savaşma yöntemleridir.Çeşitli tedavi yöntemleri arasında  başlıca kullanılanları  şöyle sıralayabiliriz:


1-Spesifik olmayan immünoterapiler:


Eskiden çok daha sıklıkla kullandığımız  interferon ve interlökin tedavileri bu grupta sayılabilir.Bu gün yerlerini daha gelişmiş immünoterapi yöntemleri almış olmakla beraber malign melanom,böbrek tümörleri ve karaciğer tümörlerinde halen kullanabildiğimiz  ilaçlardır.Tümör tipine has ilaçlar değillerdir.Kemoterapi ilaçlarıyla birlikte ya da tek başlarına kullanılabilirler.


2-Monoklonal antikorlar:


Aslında infeksiyonlara karşı vücudumuzda üretilen proteinler olan antikorlar kanser tedavisinde laboratuvarda elde edilen formlarıyla çok önemli işlevlere sahiptir.Bazı antikorlar hedefe yönelik ilaçlar olarak kanser hücrelerinde bulunan anormal proteinlere bağlanarak  onları bloke edip işlemez hale getirerek işlev görürken bazıları  yine kanser hücreleri üzerinde bulunan  spesifik proteinlere bağlanarak onları adeta işaretleyip bağışıklık sistemimizin savaşçı hücrelerinin bu işaretli kanser hücrelerini bulup  yok edilmelerini sağlarlar.Bir başka grup antikor ise bağışıklık sistemi üzerinde çeşitli nedenlerle oluşan ve sistemin olması gerektiği gibi çalışmasını englleyen adeta meydanı kanser hücrelerine bırakan  fren mekanizmalarını çözüp kanser hücrelerinin yok edilmesine giden süreci başlatırlar. Özellikle bu son gruptaki ajanlar son zamanlarda oldukça popüler hale gelmiştir ve immünoterapi denince doğrudan bu grup antikorlar akla gelmektedir.Bunlara immune check point inhibitors(immün kontrol noktası engelleyicileri) denmektedir.Ülkemizde de kullanıma sunulan bu grubun 2 ana bileşeni  PD-1/PD-L1 ve  CTLA-4 inhibitörleridir.Bugün bir çok organ ve hematolojik tümörlerde FDA(Amerikan Gıda ve İlaç dairesi) onayı almış kullanıma sunulmuş bu ajanlarla akciğer,mesane,baş boyun kanseri,melanomlar ve lenfomalar başta olmak üzere oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.


3- T-Hücre tedavileri:


T hücreleri akyuvarlarımızın bir alt grubudur.Bu yöntemde vücudun kendi T hücreleri kandan toplanır, labortauvarda çok karmaşık mühendislik teknikleriyle reseptör adını verdiğimiz özel proteinlerle donatılırlar.Bu reseptörler T hücrelerine kanser hücrelerini tanıma özelliği kazandırır. Laboratuvarda yeterli miktarda çoğaltılıp tekrar vücuda verilirler.Artık kan dolaşımında yeni ve güçlü özelliklerle donatılmış,adeta komando eğitiminden geçmiş  T hücrelerimiz dolaşmaya başlamıştır.Bu hücreler kanser hücreleriyle karşılaştıkları an onları tanıyıp tahrip ederler.

Bugün FDA tarafından onaylanmış 2 ana T hücre tedavisi hastalarımızın tedavisine sunulmuştur.Henüz ülkemizde kullanımları olmayan bu yöntemlerden “CAR-T cell”  ve “Bispecific T cell engagers” tedavileriyle  kan ve ilik kanserlerinde daha önce hayal edilemeyecek sonuçlar alınmaya başlanmış; organ tümörlerinde ise henüz çalışmalar devam etmektedir.


4-Onkolitik virüs tedavileri:


Bu yöntemde genetik olarak modifiye edilmiş virüsler kullanılarak kanser hücrelerinin öldürülmesi  hedeflenir.Sağlıklı hücrelere değil kanser hücrelerine gidip yerleşen bu virüslerle oldukça başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır.Örneğin ilk kez 2015 yılında FDA tarafından onaylanan Talimogen laherparepvec(T-VEC) isimli virus tedavisi malign melanomalı hastaların tedavisinde yerini almıştır. Halen devm etmekte olan ve bu virüslerin immün kontrol noktası engelleyicileri veya  kemoterapi ilaçlarıyla  kombine verildiği denyesel çalışmalardan da umutvarız.


5-Kanser Aşıları:


Bildiğimiz aşı mekanizmaları burada da geçerlidir.Amaç bağışıklık sisteminin infeksiyon ajanları yerine kanser hücrelerini tanıyıp yok etmelerini sağlamaktır.Bugün için tek onaylı aşı prostat kanserinde geliştirilmiş olan Sipluecel-T kullanıma sunulmuştur.

Başta melanom olmak üzere diğer bazı tümörlerde de peptit aşıları olarak adlandırılan başka tür aşılardan  da olumlu sonuçlar bildirilmekte olup  yakında ticari kullanıma hazır hale gelmelerini bekliyoruz.

Son Güncelleme: 14.02.2018 Medicana